Gözde Kızarıklık: Sağlıktan Fazlası, Toplumsal Cinsiyetin Sessiz Aynası Göz Sağlığını Konuşurken Toplumsal Yapıyı Neden Unutuyoruz? Gözde kızarıklık dendiğinde çoğumuzun aklına ilk gelen şey, “alerji”, “yorgunluk” ya da “göz enfeksiyonu” olur. Ancak gözler sadece biyolojik bir organ değildir; onlar duygularımızın, toplumsal rollerimizin ve içsel yüklerimizin de aynasıdır. Bu nedenle meseleye yalnızca tıbbi bir çerçeveden değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden de bakmamız gerekiyor. Gözdeki kızarıklık, bazen bir alerjiden çok daha fazlasını temsil eder: Görünmeyen yükleri, bastırılmış duyguları, sosyal baskıları ve kimlik mücadelesini. Göz Kızarıklığının Biyolojik Temeli: Görünene Odaklanalım Elbette önce konunun temelini koyalım. Gözde kızarıklık, göz yüzeyindeki damarların genişlemesiyle…
Yorum BırakPratik Çözüm Günlüğü Yazılar
Biyogazın Kullanım Alanları Nelerdir? Enerjinin Felsefi Bir Portresi Bir filozofun dünyaya baktığı yer, çoğu zaman laboratuvarın penceresinden değil, insan bilincinin derinliklerinden geçer. Biyogaz da bu açıdan yalnızca bir enerji kaynağı değil; insanın doğayla, bilgiyle ve ahlakla kurduğu ilişkinin somut bir yansımasıdır. “Atık” kavramının yeniden anlamlandırıldığı bu süreç, varlığın (ontoloji), bilginin (epistemoloji) ve eylemin (etik) kesişiminde yeni bir bilinç biçimi doğurur. Ontolojik Perspektif: Atığın Varlığı ve Yeniden Doğuşu Ontolojik düzlemde, biyogazın hikâyesi varoluşun döngüselliğini anlatır. Her canlı, yaşarken üretir; ölürken de üretmeye devam eder. Organik atıkların yok olmaması, aksine enerjiye dönüşmesi, doğanın kendi ontolojik yasasını hatırlatır: hiçbir şey gerçekten yok olmaz,…
Yorum BırakBir tarihçinin tozlu arşivleri karıştırarak başlamak isterim: geçmişin rafları, sadece ürünlerin değil aynı zamanda güç dengelerinin, ticaret ilişkilerinin, toplumsal dinamiklerin de rafıdır. Zaman içinde kimi markalar yükselir, kimileri silinip gider; kimi perakendecilerse o markaları tercih etmeyi bırakır. İşte ANPA Gross’un yakın zamanda attığı adım da bu tarihsel dinamizmin yeni bir tezahürüdür: ANPA Gross, Ülker markasının ürünlerini raflarından kaldırdı. [1] Aşağıda bu hamleyi tarihsel bir perspektifle, kırılma noktaları ve toplumsal dönüşümler ekseninde ele alacağım. Marka, piyasa, tüketici ve güç arasındaki ilişkilerin izlerini sürerek bugüne ulaşacağız. — 1. Arka Plan: Markalar, Pazarlar ve Güven İlişkisi Tarihin her döneminde marka ile tüketici arasında…
Yorum BırakKodaman Kelimesinin Anlamı Nedir? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Ekonomi biliminin merkezinde, kıt kaynaklar ve bu kaynakların nasıl paylaşıldığına dair sorular yatar. Bir ekonomist için her tercih, hem bireysel çıkarların hem de toplumsal refahın şekillendiği bir denge arayışıdır. Bu bağlamda “kodaman” kelimesi, yalnızca halk arasında zengin, güçlü veya nüfuzlu kişiler için kullanılan bir tabir değil; aynı zamanda ekonomik yapıların, piyasa dinamiklerinin ve gelir dağılımının simgesidir. “Kodaman”ın kim olduğu, toplumun hangi sınıflarının öne çıktığını ve ekonomik kararların nasıl şekillendiğini gösterir. Kodaman: Piyasa Dinamiklerinin Bir Yansıması Piyasa ekonomisi içinde “kodaman”, sermaye birikimini elinde tutan, yatırımları yönlendiren ve üretim süreçlerini kontrol eden kişiyi temsil…
Yorum BırakGönlü Dar Nasıl Yazılır? Duygusal Alanın Sınırlarını Anlamak Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: Gönlün Darlığı Üzerine Bir danışanım bir gün şöyle demişti: “Hocam, bazen içim o kadar sıkışıyor ki, sanki kalbim değil de gönlüm daralıyor.” Bu cümle beni düşündürdü. Gönlü dar olmak, aslında sadece bir duygusal ifade değil, derin bir psikolojik olgunun halk dilindeki yansımasıydı. Peki gerçekten “gönlü dar” olmak ne anlama gelir? Bu durum sadece duygusal bir daralma mıdır, yoksa bilişsel, sosyal ve içsel dünyamızın dengesiyle ilgili daha karmaşık bir sürecin sonucu mudur? Bu yazıda, “Gönlü dar nasıl yazılır?” sorusuna yalnızca dilsel değil, psikolojik bir mercekten bakacağız. Çünkü bazen bir…
Yorum BırakHarabat Mesnevi mi? Bilimsel Bir Merakın İzinde Edebiyatın Derin Katmanlarına Yolculuk Bazı kelimeler vardır ki, onları duyar duymaz zihnimizde bir çağrışım zinciri başlar. “Harabat” da bu kelimelerden biridir. Kimi için bir meyhane, kimi için bir bilinç hâli, kimi içinse tasavvufî bir durak… Peki bu kavramın “Mesnevi” ile bir bağlantısı var mı? Gerçekten “Harabat Mesnevi midir?” İşte bu sorunun cevabını, edebiyatın bilimsel analizi ve dilsel tarih verileriyle birlikte ele alalım. Hem şiirin derinliğine hem de düşüncenin kökenine inelim. Harabat Nedir? Kavramın Dilbilimsel Temeli Önce işin kökenine bakalım. “Harabat” kelimesi Arapça “harabe” (yıkılmak, viran olmak) kökünden gelir ve çoğul hâlidir. Yani yıkık…
Yorum BırakGirişken İnsan Ne Demek? Felsefi Bir Bakış Giriş: İnsan Olmanın Derinliklerinde Felsefi bir bakış açısıyla baktığımızda, insanın doğası ve kişiliği üzerine yapılacak her bir sorgulama, varoluşumuzun ve kimliğimizin en derin köklerine iner. Girişkenlik, dışarıya dönük bir davranış biçimi gibi görünse de, insanın içsel dünyasında ve toplumla olan ilişkilerinde daha derin ve karmaşık anlamlar barındırır. Girişkenlik, sadece bireyin sosyal becerilerinin bir yansıması değildir. Aynı zamanda etik, epistemolojik ve ontolojik bir sorudur: İnsan kimdir, nasıl var olur ve başkalarıyla olan ilişkileri ne anlama gelir? Felsefe, her zaman insanların kendilerini ve birbirlerini daha iyi anlayabilmesi için bir araç olmuştur. Bu yazıda, “girişken insan”…
Yorum BırakGece sobanın çıtırtıları arasında, eski bir defterin sayfalarını çevirirken dedemin bana anlattığı bir hikâyeyi hatırladım. O hikâyede bir köpek vardı: sadık, cesur ve gözlerinde hem özgürlük hem de bağlılık taşıyan bir ışık… Ve dedem bana dönüp gülümseyerek “Biliyor musun, İngilizce’de av köpeğine hunting dog derler” demişti. O anda, bu kelimenin sadece bir çeviri olmadığını; bir yaşam tarzını, bir kültürü ve insanla hayvan arasındaki kadim bağı anlattığını fark etmiştim. Şimdi size o hikâyeyi anlatmak istiyorum. İngilizce Av Köpeği Ne Demek? – Bir Çeviriden Fazlası Kelime düzeyinde bakarsak, “av köpeği”nin İngilizce karşılığı “hunting dog” ya da türüne göre “gun dog”, “retriever”, “pointer”…
Yorum BırakEn İyi Gerilim Filmleri: Ekonomi Perspektifinden Bir Değerlendirme Kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin sonuçları, ekonomi biliminin temel taşlarındandır. İnsanlar, sınırlı kaynaklarla en yüksek faydayı elde etmeye çalışırken, her kararın bir fırsat maliyeti vardır. Bu prensip, yalnızca ekonomik tercihlerde değil, kültürel tercihlerde de geçerlidir. Film izlemek de bir tür seçimdir: Kısıtlı zamanımız ve bütçemiz içinde hangi filmleri izlemeliyiz? Gerilim filmleri, izleyicilerine sundukları psikolojik gerilim ve dramalarla farklı bir kültürel deneyim sunar. Ancak bu seçim de, ekonomi teorisiyle incelenebilir. Hangi gerilim filmleri, izleyicilerine en fazla kültürel değer, duyusal deneyim ve uzun süreli memnuniyet sağlıyor? Bu yazıda, gerilim filmi tercihlerinin piyasa dinamiklerini, bireysel kararları…
8 YorumKopya Çekmek Ne Kadar Günah? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Bir Siyaset Bilimcisinin Meraklı Girişi: Güç, Toplum ve Birey Arasındaki İlişki Günümüzde eğitim sistemi, bireylerin toplum içinde nasıl bir konumda yer alacaklarını belirleyen temel faktörlerden biridir. Ancak, bu eğitim sisteminin çeşitli sınavlarla ve değerlendirme yöntemleriyle şekillenen doğası, aynı zamanda bazı etik ikilemleri de beraberinde getirir. Kopya çekmek, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ahlaki ve etik bir sınavdır. Peki, kopya çekmek gerçekten sadece bireysel bir ahlaki sorumluluk mudur, yoksa toplumsal güç ilişkileri, ideolojik sistemler ve kurumsal yapılar bu davranışı nasıl şekillendirir? Bir siyaset bilimcisinin bakış açısından, kopya çekmek, yalnızca kişisel…
8 Yorum