Kayseri’nin Soğuk Sabahında Başlayan Bir Arayış
Sabah erkenden uyandım. Perdelerin arasından sızan ışık, o tanıdık Kayseri soğuğunu daha da keskin gösteriyordu. Yatağın içinde biraz daha kalmak istedim ama içimde tuhaf bir huzursuzluk vardı. Günlerdir içimde taşıdığım o sıkışmışlık hissi, bugün beni dışarı çıkmaya zorluyordu.
Defterimi açtım. Günlük tutmak bana hep iyi gelmişti. Sayfaya tek bir cümle yazdım:
“Bugün içimde bir şeyleri iyileştirmek istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum.”
Sonra kalktım. Kahvaltı bile yapmadan evden çıktım. Aklımda tek bir soru vardı: Karabaş otu fiyatı ne kadar?
Bunu neden bu kadar takmıştım, bilmiyordum. Belki de annemin son günlerdeki uykusuzluğu, belki kendi içimde bir şeyleri doğal yollarla düzeltme isteğim… Ama o bitki, sanki bir cevap gibiydi.
Çarşıya Doğru Yürürken İçimdeki Sessizlik
Kayseri çarşısına doğru yürürken insanların aceleci adımlarını izledim. Herkes bir yere yetişiyordu ama kimse neden yetiştiğini düşünmüyordu sanki. Ben ise tam tersiydim; yavaşlamış, içime dönmüştüm.
Bir aktara girdiğimde içerideki yoğun koku beni karşıladı. Raflarda dizili bitkiler, poşetler, kavanozlar… Hepsi bir şey vaat ediyordu: şifa, rahatlama, iyileşme.
Tezgahta duran adama yaklaştım.
“Karabaş otu var mı?” dedim.
Adam yüzüme kısa bir bakış attı. Sonra raflara yöneldi.
“Var. Ama sen onu niye arıyorsun?”
Bu soru garip bir şekilde içime dokundu. Sanki sadece bitkiyi değil, beni de sorgulamıştı.
“Bilmiyorum,” dedim. “Biraz rahatlamak için galiba.”
O an fark ettim ki aslında ben de tam olarak ne aradığımı bilmiyordum. Sadece içimdeki düğümü çözmek istiyordum.
Karabaş Otu Fiyatı Ne Kadar? Sadece Bir Bitki Değilmiş Gibi
Adam küçük bir kavanozu eline aldı.
“Karabaş otu fiyatı ne kadar diye soran çok oluyor son zamanlarda,” dedi. “Ama asıl mesele fiyatı değil, insanların ne aradığı.”
Sonra ekledi:
“Kilosu şu aralar değişiyor ama genelde orta seviyede bir fiyatı var. Gramla da satıyoruz.”
Ben o an fiyatı tam olarak duymadım bile. Aklım başka bir yerdeydi. Sanki mesele para değildi. Sanki ben o bitkinin içinde başka bir şey arıyordum: huzur, belki de kaybolmuş bir denge.
Cebimdeki parayı düşündüm. Yeterdi. Ama içimdeki boşluğu doldurmaya yeter miydi, işte onu bilmiyordum.
Annemin Sessizliği ve Evdeki Gergin Hava
Eve döndüğümde annem mutfakta oturuyordu. Çay soğumuştu. Gözleri dalgındı.
“Ne aldın?” dedi.
Elimdeki küçük paketi gösterdim.
“Karabaş otu.”
Bir an durdu. Sonra hafifçe başını salladı.
“Komşu da kullanıyormuş,” dedi. “İyi geliyor diyorlar.”
Ama sesi inanmıyordu. Sanki o da umutla şüphe arasında kalmıştı.
O an içim acıdı. Çünkü bazı umutlar insanı iyileştirmiyor, sadece bekletiyordu.
Kendi kendime tekrar sordum:
Karabaş otu fiyatı ne kadar?
Ama bu kez cevabı para değildi. Cevap, evin içindeki o sessiz bekleyişti.
Defter Sayfalarında Kendi İçime Yolculuk
Akşam olduğunda odama çekildim. Defterimi açtım. Sayfalar arasında gezindim. Hep aynı cümleler, aynı duygular:
“Bir şeyler eksik.”
“Bilmiyorum neden böyle hissediyorum.”
“Geçecek mi?”
Karabaş otunu küçük bir fincanda demledim. Kokusu odaya yayıldı. Hafif, bitkisel, biraz da yabancı.
İlk yudumu aldığımda büyük bir değişim olmadı. Zaten beklemiyordum da. Ama yine de içimde küçük bir umut kırıntısı vardı.
Belki de iyileşmek böyle bir şeydi: büyük bir mucize değil, küçük bir sabır.
İçimdeki Soru Büyürken
Gece ilerledikçe düşüncelerim daha da derinleşti. Karabaş otu fiyatı ne kadar diye başladığım yolculuk, aslında bana bambaşka bir şeyi gösteriyordu.
İnsanlar neden sürekli bir şeylerin fiyatını soruyordu?
Belki de her şeyin bir karşılığı olduğunu bilmek istiyorduk. Acının bile, umudun bile.
Ama bazı şeylerin fiyatı yoktu. Mesela annemin gözlerindeki yorgunluk. Ya da benim içimdeki o açıklayamadığım boşluk.
Onların karşılığı yoktu.
Eski Bir Anı: Dedemin Bahçesi
Bir anda çocukluğum geldi aklıma. Dedemin küçük bahçesi… Orada her şey doğal büyürdü. Otlar, çiçekler, yabani bitkiler…
O zamanlar bitkilerin isimlerini bilmezdim ama kokularını unutmazdım.
Dedem bir gün bana bir bitki göstermişti.
“Bu iyileştirir,” demişti. “Ama asıl iyileştiren senin inanmandır.”
O gün bunu anlamamıştım.
Şimdi ise her şey daha netti.
Belki de Karabaş otu fiyatı ne kadar sorusu, aslında inancın ne kadar olduğunu ölçüyordu.
Şehir, İnsanlar ve Görünmeyen Yorgunluk
Ertesi gün tekrar dışarı çıktım. Şehir aynıydı ama ben değişmiştim. İnsanların yüzlerine daha dikkatli bakmaya başladım.
Otobüs durağında bekleyen yaşlı bir adam, elinde poşetlerle yürüyen bir kadın, telefonuna gömülmüş gençler…
Herkes bir şey taşıyordu. Ama görünmeyen şeyler daha ağırdı.
Kendi kendime düşündüm:
Belki de herkes bir gün “Karabaş otu fiyatı ne kadar?” diye sormuştur. Ama aslında başka bir şeyi arıyordur.
Umutla Gerçek Arasında
Akşam annemle birlikte tekrar çay içtik. Karabaş otu demliği masadaydı.
“Bir değişiklik hissediyor musun?” dedi.
Bir süre düşündüm.
“Bilmiyorum,” dedim. “Ama sanki içimdeki gürültü biraz azaldı.”
Bu gerçek miydi, yoksa sadece inanmak istediğim için mi öyle hissediyordum, emin değildim.
Ama bazen gerçek ile inanç arasındaki çizgi bulanıklaşırdı.
Son Bir Bakış ve İçimde Kalan Soru
Gece yatağa uzandığımda tavana baktım. Düşüncelerim yavaş yavaş sakinleşiyordu.
Ama tek bir soru hâlâ oradaydı:
Karabaş otu fiyatı ne kadar?
Bu soru artık sadece bir merak değildi. Bir arayıştı. Bir eksikliği tamamlama çabasıydı.
Belki de hayat boyunca insanlar, farklı isimlerle aynı soruyu soruyordu.
Ve cevap çoğu zaman fiyat listelerinde değil, kendi içlerinde gizliydi.
Okuyucularımıza “Karabaş otu fiyatı ne kadar” konusunda faydalı bilgiler sunmaya çalıştık. Akbagimsizdenetim ekibi olarak bizi okumaya devam edin!
Sitemizden Önerilen: İpek böceği koza alım fiyatı ne kadar ?